استقامت اڭ بویوك كرامتدر
بر ملتڭ یورودیگی یول، یالڭز آلدیغی قرارلرله دگل، قوللاندیغی حرفلرله ده بليرلنير. چونكه حرف، سسی یازی یه دوكن مقانیك بر اشارت دگل؛ او سسی هانكی اینانجه، هانكی روحه، هانكی مدنیت حوضەسنه باغلادىغمزڭ سمبولیدر. عثمانلی توركجەسی بو آڭلامده یالڭز بر یازی سیستمی دگل؛ قرآنڭ ایشیغیله شكللنمش، امتڭ حافظەسني طاشییان بویوك بر كولتور ميراثيدر. بو حرفلرله یازیلان هر كلمه، ملتمزڭ هم ربنه يوڭليشنى هم تاریخ صحنەسندەكي وارلغنی تأیید ایدن بر مهردر.
لاتین حرفلرینه كچیش طارتيشمەسي بو سببله هیچ بر زمان یالڭزجه اگیتیم مسئلەسي اولارق كورولمەمش؛ بر استقامت ترجيحي، بر مدنیت يوڭليشي اولارق دگرلنديريلمشدر. یڭی حرفلر، كچمشي قولای آڭلاشیلیر قیلمق ایچون دگل، كچمشي اولاشیلماز قیلمق ایچون دورەیه صوقولمشدر. چونكه حرف دگيشديگنده یالڭز متنلر دگل، حافظەلر دگیشیر؛ حافظه دگيشديگنده ایسه ملتڭ كيملگي دونوشور.
پكی نەدن بو قدر اصرارله لاتین حرفلری بنمسندي؟ مسئلەنڭ آردنده ” قولایلق “ دگل، ” استقامت دگيشديرمه “ هدفی واردر. حرف دگیشدیرمك؛ دوشونجه اقليمنى، معنوی عائدیتی، تاریخ شعورینی دگيشديرمه آراجيدر. اسكی حرفلری ترك ایدن بر ملّت، یالڭز كچمشيله باغنی قوپارماز؛ عین زمانده حافظەسنڭ طایاندیغی دگرلر سيستمندن ده اوزاقلاشیر. بو ترجیحڭ آماجي ایلرلەمك دگل، یوڭ دگيشديرمكدي. استقامت، اسلام مدنيتندن باتی مدنیتنه چوریلمش؛ حرف، بو كچيشڭ سمبولی و واسطەسی یاپیلمشدر.
بزم اینانجمزده اڭ بویوك كرامت؛ اولاغان أوستی حاللر كوسترمك دگل، طوغریلق أوزره ثبات ایتمكدر. بوكون عثمانلی توركجەسنه یوڭلمك، كچمشه دونمك دگل؛ استقامتمزي یڭیدن طوغريلتمقدر. چونكه كلمەلر غائب اولورسه حقیقت اونوتولور؛ حافظه اونوتولورسه استقامت غائب اولور. و استقامت غائب اولورسه، ملّت طاغیلیر. بو سببله حرفلر بر آراچ دگل، بر طوروشدر. بو طوروش، دون اولدیغی كبی بوكون ده قرآن مدنیتی طرفندەدر.
عثمانلی توركجەسی بزمدر؛ چونكه استقامتمز اورایه باغلیدر. استقامت ایسه، اڭ بویوك كرامتدر.
İSTİKAMET EN BÜYÜK KERAMETTİR
Bir milletin yürüdüğü yol, yalnız aldığı kararlarla değil, kullandığı harflerle de belirlenir. Çünkü harf, sesi yazıya döken mekanik bir işaret değil; o sesi hangi inanca, hangi ruha, hangi medeniyet havzasına bağladığımızın sembolüdür. Osmanlı Türkçesi bu anlamda yalnız bir yazı sistemi değil; Kur’ân’ın ışığıyla şekillenmiş, ümmetin hafızasını taşıyan büyük bir kültür mirasıdır. Bu harflerle yazılan her kelime, milletimizin hem Rabbine yönelişini hem tarih sahnesindeki varlığını teyit eden bir mühürdür.
Latin harflerine geçiş tartışması bu nedenle hiçbir zaman yalnızca eğitim meselesi olarak görülmemiş; bir istikamet tercihi, bir medeniyet yönelişi olarak değerlendirilmiştir. Yeni harfler, geçmişi kolay anlaşılır kılmak için değil, geçmişi ulaşılmaz kılmak için devreye sokulmuştur. Çünkü harf değiştiğinde yalnız metinler değil, hafızalar değişir; hafıza değiştiğinde ise milletin kimliği dönüşür.
Peki neden bu kadar ısrarla Latin harfleri benimsendi? Meselenin ardında “kolaylık” değil, “istikamet değiştirme” hedefi vardır. Harf değiştirmek; düşünce iklimini, manevi aidiyeti, tarih şuurunu değiştirme aracıdır. Eski harfleri terk eden bir millet, yalnız geçmişiyle bağını koparmaz; aynı zamanda hafızasının dayandığı değerler sisteminden de uzaklaşır. Bu tercihin amacı ilerlemek değil, yön değiştirmekti. İstikamet, İslâm medeniyetinden Batı medeniyetine çevrilmiş; harf, bu geçişin sembolü ve vasıtası yapılmıştır.
Bizim inancımızda en büyük keramet; olağanüstü hâller göstermek değil, doğruluk üzere sebat etmektir. Bugün Osmanlı Türkçesine yönelmek, geçmişe dönmek değil; istikametimizi yeniden doğrultmaktır. Çünkü kelimeler kaybolursa hakikat unutulur; hafıza unutulursa istikamet kaybolur. Ve istikamet kaybolursa, millet dağılır. Bu sebeple harfler bir araç değil, bir duruştur. Bu duruş, dün olduğu gibi bugün de Kur’ân medeniyeti tarafındadır.
Osmanlı Türkçesi bizimdir; çünkü istikametimiz oraya bağlıdır. İstikamet ise, en büyük keramettir.