انسانی یاشاتكە دولت یاشاسین
دركیمزڭ بو آیكی صحیفەلری آراسندە طولاشیركن، ایلك باقیشدە بربرندن اوزاق كبی كورونن مسئلەلرڭ اصلندە عین روح و عین مدنیت تصوّرندە برلشدیگنی كورەجكسڭز. صوقاقدە صاحبسز قالان چوجقلرە صاحب چیقان اصلاحخانەلردن علمیە صنفنڭ انشا ایتدیگی علم آڭلایشنە؛ معلّمە كوستریلن حرمتدن بیلكینڭ بركتنە، شاعر نابينڭ حكمتلە یوغرولمش دوشونجە دنیاسندن انسان یتیشدیرمە مسئلەسنە قدر هر یازی بزی اورتاق بر حقیقتە كوتورویور: بر طوپلومڭ یوكسلیشی، آنجق انساننی یتیشدیرەبیلدیگی أولچودە ممكندر. چونكە انساننی اهمال ایدن بر مدنیتڭ قوروملری نه قدر كوچلی دە اولسە زمانلە روحنی غائب ایتمەیە محكوم اولور. شیخ ادەبالی نە دیمشدی: ”انسانی یاشاتكە دولت یاشاسین.“ زیرا انسانی آیاغە قالدیرمایان هیچ بر سیستم، اوزون مدّت آیاقدە قالاماز.
عثمانلی آرشیولرندەكی دركی یە آلدیغمز ارادە تذكرەلری دە بو حقیقتی بتون آچیقلغیلە اورتەیە قویویور. دولتڭ مسئلەسی یالڭزجە ادارە ایتمك دگلدر؛ انسانی آیاغە قالدیرمق، اوڭا استقامت قزاندیرمق و جمعیت ایچندە فائدەلی بر یرە طاشیمقدر. بر یتیمە صنعت أوگرتمك، بر كنجە مسلك قزاندیرمق، بر طلبەنڭ قلبنە ادب و حكمت نقش ایتمك... بونلرڭ هر بری، مدنیتڭ اصلی عنصری اولان انسانی انشا ایتمە غیرتنڭ آیریلماز پارچەلریدر.
بوكونڭ دنیاسندە بلكە دە اڭ بویوك قریز، بیلكینڭ آرتمەسنە رغمًا انسانڭ حكمتدن اوزاقلاشمسیدر. هر كون صاییسز بیلكی یە معروض قالییور، بویوك بر معلومات آقیشی ایچندە یاشییورز؛ فقط حقیقتە اولاشمقدە زورلانییورز. بو سببلە بز دە بو صاییدە یالڭزجە كچمشە دونوب نوستالژیك بر یولجیلق یاپمەیی دگل، كوكلی مدنیت بریكیممزڭ بوكونە ناصل بر استقامت صوندیغنی برلكدە دوشونمەیی آرزولادق.
تمنّیمز اودركە هر سطر، اوقویوجیسنی یالڭزجە بیلكیلە دگل؛ فكرلە، وجدانلە و قديم حكمتلە بولوشدیرسون. نیجە صاییلردە عین حقیقت اقلیمندە یڭیدن بولوشمق امیدیلە...
محبّت و حرمتلریمزلە.
İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN
Dergimizin bu ayki sayfaları arasında dolaşırken, ilk bakışta birbirinden uzak gibi görünen meselelerin aslında aynı ruh ve aynı medeniyet tasavvurunda birleştiğini göreceksiniz. Sokakta sahipsiz kalan çocuklara sahip çıkan Islâhhânelerden ilmiye sınıfının inşa ettiği ilim anlayışına; muallime gösterilen hürmetten bilginin bereketine, Şair Nâbî’nin hikmetle yoğrulmuş düşünce dünyasından insan yetiştirme meselesine kadar her yazı bizi ortak bir hakikate götürüyor: Bir toplumun yükselişi, ancak insanını yetiştirebildiği ölçüde mümkündür. Çünkü insanını ihmal eden bir medeniyetin kurumları en kadar güçlü de olsa zamanla ruhunu kaybetmeye mahkûm olur. Şeyh Edebali ne demişti: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Zira insanı ayağa kaldırmayan hiçbir sistem, uzun müddet ayakta kalamaz.
Osmanlı arşivlerindeki dergiye aldığımız irade tezkereleri de bu hakikati bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Devletin meselesi yalnızca idare etmek değildir; insanı ayağa kaldırmak, ona istikamet kazandırmak ve cemiyet içinde faydalı bir yere taşımaktır. Bir yetime sanat öğretmek, bir gence meslek kazandırmak, bir talebenin kalbine edep ve hikmet nakşetmek… Bunların her biri, medeniyetin asli unsuru olan insanı inşa etme gayretinin ayrılmaz parçalarıdır.
Bugünün dünyasında belki de en büyük kriz, bilginin artmasına rağmen insanın hikmetten uzaklaşmasıdır. Her gün sayısız bilgiye maruz kalıyor, büyük bir malumat akışı içinde yaşıyoruz; fakat hakikate ulaşmakta zorlanıyoruz. Bu sebeple biz de bu sayıda yalnızca geçmişe dönüp nostaljik bir yolculuk yapmayı değil, köklü medeniyet birikimimizin bugüne nasıl bir istikamet sunduğunu birlikte düşünmeyi arzuladık.
Temennimiz odur ki her satır, okuyucusunu yalnızca bilgiyle değil; fikirle, vicdanla ve kadim hikmetle buluştursun. Nice sayılarda aynı hakikat ikliminde yeniden buluşmak ümidiyle…
Muhabbet ve hürmetlerimizle.