Powered by:Proticaret
İRFAN MEKTEBİ DERGİSİ KASIM 2018 : Yeni Çıkanlar : www.e-sueda.com
 
Ürün Kodu: 04 03 18 11
10,00 TL
Ürün üstüne yazılmasını istediğiniz metni ödeme sayfasında açıklama bölümüne belirtin
Fiyatı : 1,98 TL + KDV
Kdv Dahil Fiyatı : 10,00 TL
Taksitli : 3,33 TL Taksit Sayısı  3
Adet:
Sepete Ekle
Kargo Fiyatı
  • KARGO TÜRKİYE İÇİ GÖNDERİLERİ: 4,00 TL
  • YURTDIŞI GÖNDERİLERİ PTT: 15,00 TL
 KASIM AYI EDİTÖR YAZISI

KUR’AN HARFLERİ

11.10.1929 tarihinde İsviçre’de yayınlanan Tribune de Geneve gazetesinde şöyle bir haber çıkar: “Türkler gibi Asya steplerinden gelip Avrupa’nın ortasına yerleşmiş olan Macarlar, vaktiyle, Latin alfabesini almak zorunda kalmışlardı. Bu alfabe onları Hristiyanlığa ve uygarlığa götürmüştü. Şimdi Türkler Avrupa kılığını ve yazsını almakla işe başlamışlardı.

Acaba daha ileriye gidip Hristiyanlığa doğru da kayacaklar mıydı? Şimdilik böyle bir belirti yoktu. Yalnız, İslam dininin artık Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini olmaktan çıktığı ve Türklerin gittikçe dinden uzaklaştıkları bir gerçekti.”

Batı bizde olan ve belki de kendilerince olacağı ifade noktasında, sadece İsviçre gazetelerinde değil, diğer Avrupa ve Amerika gazetelerinde de bu şekil haberler çıkmaktadır. Ama gördükleri ama görmek istedikleri…

Peki, bizden tarafta durum nedir? Bir taraftan Osmanlıda okuma-yazma oranı düşük sözleri dolaşırken diğer tarafta Kur’an harfleriyle yazılan ve yüzyıllardır kullanılan Türkçenin okuması zor gibi bir fikir yayılmaya çalışılmaktadır. Elbette bir tarafta da -o gün anlaşılmaz denilen kelimelerle- muasır medeniyetler seviyesine çıkmaktan bahsedilmektedir.

Lakin Avrupa gazetelerinde yukarıda geçen ifadelerle çıkan haberlere mukabil başta Kazım Karabekir Paşa gibi zatlar da memleketimizde benzer ifadeleri kullanmak durumunda kalmışlardır. Mesela Seval Nişanyan “Yanlış Cumhuriyet” kitabında, “Alfabe devriminde asıl gaye, Batı kültürünü benimsemekten çok, İslam kültürünün entelektüel köklerini kurutmaktır. Amaç Türklerin Shakespeare’i ya da Paris gazetelerini daha kolay okuması değildir: Kuran’ı ve Osmanlı kaynaklarını okumalarını önlemektir” demektedir.

Aynı şekilde Cemil Meriç de, “Osmanlı rahatsız ediyordu Mustafa Kemal’i. Silinmesi gereken bir vesikaydı yakın tarih. Mazi zaman zaman gevezelik ediyordu. Dil devrimi Selanik’in İstanbul’a isyanıdır, Selanik’in ve bütün Anadolu’nun. Osmanlı ordusu, Osmanlı teşkilatı, Osmanlı mimarisi yok edilemezdi. Harf inkılabı altı yüzyılı rafa kaldırdı. Ve tarihsiz bir memleket ibda etti” diyerek durum değerlendirmesi yapmaktadır.

 

Kur’an harfleri üzerinden pek çok değerlendirmeler o gün de değerlendirildi, hala da konuşuluyor. Rayına oturana kadar da devam edecek gibi gözüküyor.

Bundan bahisle biz, “karanlığa küfretme, bir mum da sen yak” sözü üzerinden ne yapabileceğimize bakmalı ve gayret etmeliyiz. Unutmamamız gerekenler üzerinden bir derleme yaptık, faydalı olmasını ümit ederek. Dilerseniz oradan devam edelim. Buyurun…

Dergimize abone olun, her ay kapınıza gelsin. Abone olmak için lütfen tıklayınız.

Dergimizin web sitesini ziyaret ederek okuma çalışmaları yapabilir, dergimiz hakkında ayrıntılı malumata sahip olabilirsiniz. Ziyaret etmek için lütfen tıklayınız.