Powered by:Proticaret
İRFAN MEKTEBİ DERGİSİ MART 2019 : www.e-sueda.com
Ürün Detayı
 
Ürün Kodu: 04 03 19 03
10,00 TL
Ürün üstüne yazılmasını istediğiniz metni ödeme sayfasında açıklama bölümüne belirtin
Fiyatı : 2,00 TL + KDV
Kdv Dahil Fiyatı : 10,00 TL
Adet:
Sepete Ekle
Kargo Fiyatı
  • KARGO TÜRKİYE İÇİ GÖNDERİLERİ: 4,00 TL
  • YURTDIŞI GÖNDERİLERİ PTT: 15,00 TL

BİZ NE YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ?

Fener Rum Patriği Gregoryus, Rus Çarı Aleksandra'ya özetle şu satırları yazmıştı:

“Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak imkânsızdır. Türkler, Müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. İzzet-i iman sahibidirler. Bu hasletleri, dinlerine bağlılıkları ve kadere rıza göstermeleri yanında kumandanlarına, büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.

Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlâklarının güzelliğinden ileri gelmektedir.

Türklerde evvelâ itaat duygusunu kırmak ve manevî bağlarını parçalamak dinî metanetlerini zayıflatmak icâb eder.

Bunun da en kısa yolu, millî geleneklerine, maneviyatlarına uymayan haricî fikirler ve hareketlere alıştırmaktır.

Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkleri kendilerinden şeklen çok kudretli, kalabalık ve zahiren hâkim kuvvetler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddî vâsıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir.”

İslam’ın bayraktarı Osmanlı üzerinde şu söylenenler birebir tatbik edilmiş midir? Neticeye bakılırsa, evet!

Bediüzzaman Hazretleri, “Bin üçyüz otuz sekiz senesinde [1920] (bundan on iki sene evvel) Ankara’ya gittim. İslâm ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müdhiş bir zındıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessâsâne çalıştığını gördüm. “Eyvah!” dedim, “Bu ejderha imanın erkânına ilişecek!” diyordu.

Olmuş mudur? Netice itibariyle, evet!

Ve bugün kapağa taşıdığımız özgürlük gibi gündemimizi meşgul eden, gençlerin kafasını karıştıran pek çok içi kafalarına göre doldurulmuş cümlelerle maalesef bizi sarsmaya çalışıyorlar. İtaat, saygı, merhamet, ahlak, aile, millet gibi kavramları yozlaştırarak ictimai yapımıza zarar veriyorlar.

Peki, biz ne yapıyoruz? Çoğu zaman ah vah edip “Ne yapmak lazım?” lakırdılarıyla zaman harcıyoruz desek çok da yanlış olmaz kanaatindeyim.

Halbuki tarih akışı içerisinde bugünleri etkileyecek alt yapıların ne olduğu çok net! Problemin kaynağı belli. Üzerinde çalışılması gereken mesele de aşikâr. Heyecanımızı, hedefimizi, imanımızı, buna bağlı olarak gayretimizi, himmetimizi, davamızı kaybettik.

“Aile yıkılıyor!” diye bas bas bağırıyoruz, fakat doğruya doğru tek adım olsun atmıyoruz. “Gençlerde gönüllülük yok, herkes makam mevki peşinde” diyoruz, hedefi orası gösteriyoruz. “Her şey toplumdan, ferdin kendisinden başlamalı” diyoruz, “Sen kimsin, ne yapmaya çalışıyorsun?” diye de eklemeyi ihmal etmiyoruz.

Yahu arkadaşlar! Biz ne yapmaya çalışıyoruz?

Bırakalım şu hesabilikleri bir tarafa. Hasbi olmanın zamanı gelmiş geçiyor, farkında değil miyiz? Hesap gününü unutalı çok oldu da hatırlamanın zamanı hala gelmedi mi?