Powered by:Proticaret
İRFAN MEKTEBİ DERGİSİ HAZİRAN 2018 : www.e-sueda.com
Ürün Detayı
 
Ürün Kodu: 04 03 18 06
7,00 TL
Ürün üstüne yazılmasını istediğiniz metni ödeme sayfasında açıklama bölümüne belirtin
Fiyatı : 1,39 TL + KDV
Kdv Dahil Fiyatı : 7,00 TL
Taksitli : 2,33 TL Taksit Sayısı  3
Adet:
Sepete Ekle
Kargo Fiyatı
  • KARGO TÜRKİYE İÇİ GÖNDERİLERİ: 4,00 TL
  • YURTDIŞI GÖNDERİLERİ PTT: 15,00 TL

HAZİRAN AYI EDİTÖR YAZISI

EN BÜYÜK KERAMET İSTİKAMET!

Ramazan ayına girerken melun ve meşum İsrail ve askerlerinin Gazze’de 66 kardeşimizi şehid haberleriyle sarsıldık. Her Ramazan huzurumuzu kaçıracak böyle hadise ve haberlere ünsiyet de belki bizi en kahreden şeylerden oldu bugüne kadar.

Ramazan ayında bombaların üzerine “Ramazan hediyesidir” yazarak kin ve nefret kusan insanlıktan nasipsiz caniler, her daim İslam’ın ve Müslümanların karşısında durdular, durmaya devam ediyorlar.

Bu durum bizi nasıl etkileyecek peki? Öncelikle dünya bir meydan-ı imtihandır. Zalim zulmüyle, Müslümanlar da -hadisin beyanıyla- elinden geliyorsa eliyle, değilse diliyle, o da olmuyorsa kalbiyle buğz etmekle memurdur. Bunların hiçbirisi yoksa vah ki vah!

Diğer taraftan biliyoruz ki küfür devam etse de zulüm devam etmez. Adalet-i İlahi elbet vakt-i merhunu geldiğinde hak edene hakkını hakkıyla verecektir. Bundan zerrece şüphe mümin bir kulda bulunmaz. Zalim cehennemdeki yerini kuvvetlendirirken, mazlum Müslüman da cennetteki makamını yükseltecektir.

Bazen serçeye uçmayı öğreten atmaca kuşudur. Musibetler de imandaki salabeti artırır, kuvvetlendirir inşallah.

Bütün bunların yanında çok önemli bir noktaya dikkatleri çeker Bediüzzaman Hazretleri. “Her hakkın her vesilesi hak olması lâzım değildir. Öyle de, her bâtılın her vesilesi bâtıl olması yine lâzım değildir. Neticesi şu çıkar: Hak olan bir vesile, bâtıl vesileye galiptir. Dolayısıyla, bir hak bir bâtıla mağlûptur. Muvakkaten, bilvasıta olmuştur. Yoksa bizzat, hem daima değildir. Lâkin âkıbetü’l-âkıbe, her dem yine hakkındır.”

Akıbet hakkındır galibiyet. Fakat vesilelerimiz her daim hak olmalıdır. Belki bize düşen hak üzere istikameti her daim temin etmektedir. Büyükler ne demiş, “En büyük keramet istikamet!” surda bir delik, bazen düşmanın sel gibi üzerimize akmasına sebep olabilir. Bundandır ki, her Mümin her daim nöbet bekleyen bir nefer gibidir. Eğer bizler hak üzere sabitkadem olursak, batıl, yol bulup da bize ve dinimize zarar veremeyecektir.

Fransa’nın edepsizliğine gerek kapakta gerekse içeride lüzumunca cevap verilmiştir. Bununla birlikte yine bize düşen, sadece hamasi sözler söylemek değildir elbette. Asıl olan, Kur’an ve Sünneti anlamak ve ona göre amel etmektir. Bu hal verilebilecek en temel ve önemli cevaptır.

Burayı da kısa keserek Bediüzzaman Hazretlerinin şu cümleleriyle bitirmek isterim:

“Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslamiyet’e girecekler; belki küre-i arzın bazı kıtaları ve devletleri de İslamiyet’e dehalet edecekler.”

Allah bizleri istikametten ayırmasın. Leyle-i Kadriniz ve Bayramınız mübarek olsun. Rabbimiz 24 Haziranda yapılacak seçimleri de bizler, memleketimiz ve İslam âlemi için en hayırlı şekilde neticelendirsin inşallah.

Kalın sağlıcakla…

Dergimize abone olun, her ay kapınıza gelsin. Abone olmak için lütfen tıklayınız.

Dergimizin web sitesini ziyaret ederek okuma çalışmaları yapabilir, dergimiz hakkında ayrıntılı malumata sahip olabilirsiniz. Ziyaret etmek için lütfen tıklayınız.