Powered by:Proticaret
İRFAN MEKTEBİ DERGİSİ EYLÜL 2018 : Yeni Çıkanlar : www.e-sueda.com
 
Ürün Kodu: 04 03 18 09
7,00 TL
Ürün üstüne yazılmasını istediğiniz metni ödeme sayfasında açıklama bölümüne belirtin
Fiyatı : 1,39 TL + KDV
Kdv Dahil Fiyatı : 7,00 TL
Taksitli : 2,33 TL Taksit Sayısı  3
Adet:
Sepete Ekle
Kargo Fiyatı
  • KARGO TÜRKİYE İÇİ GÖNDERİLERİ: 4,00 TL
  • YURTDIŞI GÖNDERİLERİ PTT: 15,00 TL

EYLÜL AYI EDİTÖR YAZISI

Eğitimdeki Temel Referans Noktası

“İnsan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir” der, Bediüzzaman Hazretleri. İlmin fayda sağlayan kısmının ise marifet alt yapısı ile desteklenmesi gereği üzerinde ısrarla durur.

“(İnsan) enenin dürbünüyle, kâinat ne olduğunu ve ne vazife gördüğünü görür. Ve afaki malumat nefse geldiği vakit, enede bir musaddık görür. O ulûm, nur ve hikmet olarak kalır. Zulmet ve abesiyete inkılâb etmez” der.

Ene mefhumunu da mealen şöyle izah eder: Cenab-ı Hak insanın eline emaneten kendi rububiyetinin sıfat ve şuunatını gösterip tanıttıracak işaret ve numunelerin bulunduğu bir ene vermiştir. Ki insan bu eneyi bir ölçü aleti yapsın ve Rabbini hakkıyla tanısın. Böyle bir alet vermiştir, çünkü insan her şeyiyle sınırlıdır; fakat Rabbimizin sıfatları sınırsızdır. Sonu olmayan bir şey de ancak bir ölçü aleti ile anlaşılabilir.

Mesela uzunluk. Uzunluğu ölçmek için itibari bir metre kullanırız ve uzunluk kavramını fark ederiz. Rabbini tanıma şerefi ile mücehhez insan da bunu ene ile yapar. Kendisine emaneten verilen sınırlı ölçücükler ile sınırsız olanı fark eder ve tanımaya ve tanıdıkça ona göre hareket etmeye başlar. Benim evim, benim arabam diye başladığı yolculuktan şöyle döner, dönmesi beklenir:

Allah’ım! Sen benim Rabbimsin; ben ise senin kulunum
Sen benim sahibimsin; ben ise senin kölenim
Sen Halık’sın (yaratansın); ben ise mahlukum (yaratılanım)
Sen Rezzaksın (rızık verensin); ben ise merzûkum (rızık verilenim)
Sen Maliksin (mülkün sahibisin); ben ise memlükum (sahiplenilenim; benim de sahibim sensin)

Yeni bir eğitim ve öğretim dönemine başlıyoruz. Yüz yıldır belki fazlası hep eğitimden şikâyet edegeldik. Özellikle yüzümüzü batıya dönüp her şeyi ile onları modellemeye kalkıştığımızdan beridir başımız beladan uzak kalamadı.

Bediüzzaman Hazretleri yüzyılın ilk çeyreğinde şöyle sesleniyordu: Yüz sene geri kaldığımız terakkiden güzel ahlakı kendisinde toplayan İslamiyet hakikati ile ve fıtratlardaki istidatların açığa çıkarılması, imandan gelen feyz ve bu hakikatlere aç kalmış insanların şiddetli arzuları yardımıyla batıyı fersah fersah geçeceğiz der ve nasıl ki vaktiyle geçmiştik diye ekler.

Mesele insanı keşfetmekte ve ona göre müfredat ve eğitim ortaya koyabilmektedir. Atalarımız boşuna dememişler: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın! İnsanı keşfetmeden asla olmaz!

Ümit ederiz ki bu yeni dönem, bu farkındalığın ortaya çıktığı dönem olur. Yeni dönemin marifete vesile olacak bir maarif haysiyetine haiz olması niyazıyla… Sağlıcakla kalınız…

Dergimize abone olun, her ay kapınıza gelsin. Abone olmak için lütfen tıklayınız.

Dergimizin web sitesini ziyaret ederek okuma çalışmaları yapabilir, dergimiz hakkında ayrıntılı malumata sahip olabilirsiniz. Ziyaret etmek için lütfen tıklayınız.